Son 10 Yılın En İyi 10 Korku Filmleri

Son 10 yılın en iyi en korkunç filmlerini sizler için derledik. İzlemenizi tavsiye eder, izlemek isteyenlere de iyi seyirler dileriz.

  • Peşimdeki Şeytan 2014

Gizemli takipçilerden kurtulmaya çalışan gençlerin hikâyesi.. Büyük ölçekli genel planlarıyla öne çıkan film, belki çok korkutucu değil ama alt metinleriyle son yılların en orijinal korku filmi.

Amerikan “teen-slasher” filmlerinin kabuğunu soyup özüne ulaşmaya çalışan Mitchell, gençlerin bilinçdışındaki yetişkin olma korkusunu deşiyor. Aile evinin dünyanın en güvenli yeri olmadığını anladığımızda artık canavarlardan değil hayattan korkmaya başladığımızın altını çiziyor.

  • O 2017

Bir grup kasabalı çocukla gizemli palyaçonun hikâyesini anlatan bir Stephen King uyarlaması… Okuldaki zorbalarla palyaço arasındaki paralellik dikkat çekici. Film, kötülüğün asıl kaynağı olarak ırkçılığı, ayrımcılığı ve azınlıklara yönelik şiddetiyle ABD’nin geçmiş günahlarına işaret ediyor. Çocuklarına karşı duyarsız yetişkinleri ve zalim babaları da unutmayalım… Film, çocukların bilinç dışı korkularıyla ABD taşrasının karanlığını bir araya getiriyor.

  • The Witch: A New England Folktale (2015)

1630’lu yılların New England’ı… Dindar baba, ailesini alıp ormanın ıssızlığında yeni bir hayat kurar ama bir süre sonra uğursuzluklar başlar. Türkiye’de vizyona girmeyen filmi bir festivalin gece yarısı seansında seyretmiş ve Eggers’in kurduğu gerilim atmosferine hayran kalmıştım. Dipten dibe keskin bir püritanizm eleştirisi içeren film, çocukların bağnazlığın esiri olmasını anlatıyor. Filmin olayları, çocukların algıladığı gibi yansıtması boğucu ve rahatsız edici.

  • Korku Seansı (2013)

Perili ev ve şeytanlı öyküleri harmanlayan filmde yönetmen James Wan, ilk yarıda gösterdiklerinden ziyade hissettirdikleriyle tansiyonu yükseltiyor. Evi; karanlık kileri, dolapları, loş köşeleri, geniş tavanlarıyla tekinsiz ve asap bozucu bir mekân haline getiriyor. İki kızın odasında geçen, hiçbir şey görmediğimiz halde bir şeyler hissettiğimiz “Kapının arkasında biri var” sahnesi mükemmel! Dini referansları güçlü bir film.

  • Karabasan (2014)

Oğlunu tek başına büyüten annenin Babadook adlı kötücül varlıkla mücadelesi… Anne, hayatı üzerindeki kontrolünü kaybettikçe ve oğluyla kendini dış dünyadan izole ettikçe Babadook da güçlenir. Gerçeklik, rüya ve hayaller arasındaki geçişleri belirsizleştiren film, “Korkularımıza karşı ya sineceğiz ya da yüzleşip onları kontrol edeceğiz” demeye getiriyor.

  • Paranormal Activity

Bir seri olarak giderek ucuzladığı kesin ama 2007’de çekilen 2009’da gösterime giren ilk filmin önemi inkâr edilemez… Borsacı Micah, satın aldığı ses kayıt cihazları ve kamerayla sevgilisi Katie’yi çocukluğundan beri rahatsız eden kötücül varlığa meydan okur. Olup bitenleri, evin içindeki amatör kamera kayıtlarından seyrederiz. Çift uyuduktan sonra gece kamerasının geniş açısından olup bitenler ve gecenin sessizliğindeki tıkırtılarla gölgeler korkutucudur. Karabasanlar ve uyurgezerlik, ürperticilik katsayısını artırır.

  • Ölümcül Oyun (2014)

Elias, annesi ve ikiz kardeşi Lukas’la büyük bir evde yaşar. Annesinin, Lukas evde yokmuş gibi davranması şüphe vericidir… İkizlerin, estetik ameliyat geçirdikten sonra eve gelen annelerinin kimliğinden kuşkulanmasıyla film, inanılmaz yerlere doğru ilerler. Annenin sert, duygusuz disipliniyle çocuk inatçılığını karşı karşıya getiren bu Avusturya filmi, şiddet dolu ve ürpertici bir finale sahip. Öyküsü itibarıyla benzersiz ve orijinal…

  • Under the Shadow (2016)

Film, 1980’li yıllarda İran – Irak Savaşı sırasında, füze saldırısı altındaki Tahran’da bir apartmanda geçiyor. Solcu geçmişi nedeniyle tıp okuması yasaklanan Şide, kocasının orduya katılmasının ardından küçük kızıyla evinde yalnız kalır. Kızının bebeğinin kaybolmasıyla evin içinde gerçek mi hayal mi olduğunu anlayamadığımız olaylar başlar… Düşük bütçeli film, sakin bir açılışın ardından giderek daha da ürpertici oluyor.

  • Ruhlar Bölgesi (2010)

Çocukluğumuzdaki perili ev öykülerini yeniden hatırlatan klasik anlayışta çekilmiş bir korku filmi. Eve musallat olan ruhlardan, öte dünyadan, astral yolculuklardan söz eden hikâye ilk bakışta özgün görünmüyor ama küçük Dalton’un komaya girmesi ve ruhların “sinsi” amaçları filme değişik bir hava veriyor. Sahte korku efektleri, kan, şiddet ve kurgu oyunlarından uzak duran James Wan gerilimi kamera açıları ve hareketleriyle inşa ediyor.

  • Lanet (2012)

Hırslı yazar yeni kitabı için korkunç bir katliamın gerçekleştiği eve taşınır, tavan arasında bulduğu amatör filmlerde başka cinayetlere tanık olur. Yarı karanlık kadrajlar ve tıkırtılarla “lanetli ev”in verdiği tekinsizlik hissi artar. Bir süre sonra ana karakterin fark etmediği ayrıntıları görmeye başlayınca daha dikkatli ve gergin oluruz. Bilgisayar ekranındaki ufak bir kıpırtı ya da kamera kaydırmasının sonunda karşımıza çıkan bir görüntüyle ürpeririz.

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir